Hava o kadar aydınlıktı ki dışarı çıktığımda gözlerim kamaştı. Güneş ışıl ışıl, gökyüzü masmavi… Tüm renkler ne kadar da canlıydı. Çöp kutusunun yanındaki kedilerin sesi beni gülümsetti. Pek çok insan için bunlar sıradandı. Bir hafta öncesine kadar benim için de öyleydi.
Sizden saklayacak değilim. Her gün birbirinin aynıydı. Kahvaltı, iş, arkadaşlarla muhabbet, ev işleri günlük hayat akışımdı. Nasıl unuturum? Evde çocukla ve kocanla ilgilenmek, çocuğun ödevlerini yaptırmak da var tabii.
Sevdiğim ve başarılı olduğum güzel bir işim var. Neredeyse 25 yıldır psikolojik danışmanlık yapıyorum. İş dışında insan yetiştirmeyi de severim. Birçok insana mesleğin inceliklerini aktardım. En çok sevdiğim şey ise çocuklarla iletişim kurmak. Dezavantajlı çocuk gruplarıyla yıllardır sabırla çalışırım. Onları geleceklerini doğru inşa etmeleri için yol gösterir, motive ederim.
Şimdi böyle kendimi övüyor gibi de oldum ama laf aramızda herkes gibiyim…
İnsan Kendinden Kaçamaz
Dediğim gibi tam bir hafta önce aldığım davet ile işler karıştı. Bu davetle benden beklenen işler biraz riskli geldi. Daha önce birçok sosyal sorumluluk projesinde yer almıştım ancak bu grubun dezavantajlı durumu beni zorladı.
Yasal olarak suç işlediği ispatlanmış bir grupla çalışmam isteniyordu. Hatta direkt ”suça eğilimli” olarak ifade ediliyordu. Evet, ihtiyaçları vardı! Toplum tarafından ayrıştırılıyor, yeniden hayata tutunmaları zor oluyordu. Toplum onları kabul etmeyince de daha fazla suça karışıyorlardı. Bu doğru ancak bana zor geldi, çünkü korktum. Evet, bir grup çocuktan korktum ve kaçtım.
Evet, evet! bildiğiniz kaçtım! İnsan kendinden kaçamıyor ki. Anlatayım bakın neler oldu…
Duygu Aktifleşince Yanlış Kolaylaşır
Davet eden kişilerin hatırı çok büyüktü. Gidemem de diyemedim, sabah erken saatte yola çıktım. Yaklaştıkça büyüyen korkum beni ele geçirmeye başladı. Öylesine bir hal aldı ki kontrolden çıktı. Varmaya on- on beş dakika kalmıştı ki direksiyonu yan yola kırdım. Haber dahi vermedim, telefonları da açmadım. Ne diyebilirdim ki?
İnsanda duygu yoğunluğu olduğunda yanlışı daha kolay yapıyor.
Yazlığın yedek anahtarı arabadaydı. Doğruca yazlığa gittim, kendimi eve kapattım. Evde önce korkumla yüzleştim. Bu kadar çok korkma sebebim önyargılarımdı. Onlara faydalı olamama ihtimali korkutmuştu.
Gruptakiler yanlışlardan uzak duramamış çocuklardı. Uzak durmak, sakınmak nasıl olur bilmiyorlardı. Toplum da onlara sabırlı davranmıyor, yanlışlarını anlamalarına zaman tanımıyordu. Oysaki tüm değişimler yavaş yavaş olmaz mıydı?
Yakınında Dolaştığın Şeyden Kurtulamazsın
Üstelik çocuklar aynı çevreye geri dönüyorlardı. Bir müddet sonra da aynı hataları tekrar yapıyorlardı. Düşünsenize bir şeyden kurtulmak istiyorsunuz ama dibinde dolaşıyorsunuz…
Tek başıma geçen birkaç saat sonunda sakinleşince zihnim açılmıştı. ”Çocuklar için neler yapabilirim?” diye düşünmeye başlamıştım bile. Birkaç saatlik sessizlik beni rahatlatmıştı. Yanlışımı görmüş, kaygılarımı gidermiş, cesaretimi toplamıştım. Birilerine yardım etmek hiç kolay değildi. Sabretmen gerekirdi, bazen defalarca tekrarlaman, neye ihtiyaçları var bakman ve kendinden bile önce onları düşünmen… Evet, her yiğidin harcı değildi ancak ödülü de herkese nasip olmazdı.
Çıkılması zor yokuşun manzarası bambaşka olur.
Önce hatamı telafi etmem gerekiyordu. Beni davet eden arkadaşlarımı aradım ve onlardan özür diledim. Kızmaktan çok endişelenmişlerdi. Onlara önce içtenlikle hissettiklerimi, tedirginliklerimi, kaygılarımı anlattım. Sonra da gruptaki çocukları nasıl destekleyebileceğimizi konuştuk. Telefonu kapattığımda doğruyu yapmanın huzuru içimi kapladı.
Artık benim için de onlar için de yeni bir süreç başlıyordu. İnsan kaç yaşına gelse, işinde ne kadar usta da olsa her zaman öğrenme süreci devam ediyor.
Anladım ki;
İnsan önyargılarıyla hareket ettiğinde yanılır.
Bu önyargılar kişinin duygularının yoğunlaşmasına sebep olur.
Kaygı, korku gibi duygular yoğunlaştığında insan yanlış yapabilir.
Ne zaman ki düşünmeye ve soru sormaya başlar, duyguları azalır.
Böylece insanoğlu daha sağlıklı ve doğru kararlar verebilir.
Mesele duyguların içinde kaybolmadan olayları yönetebilmektir.
“KENDİNDEN KAÇAMAZSIN” için 46 yanıt
-
Ahhh o mesele duygu olunca yönetmekte duygularıyla oluyor çoğumuz için. Yada yönetememek…
Azıcık durabilsek azıcık düşünebilip ön yargılar hapsolmadan karar verebilsek…
İlerlememizin anahtarıydı aslında…-
Bazen sadece biraz durup düşünmek bile birçok şeyi değiştirebiliyor.
-
Bir söyleneni bir olayı daha detaylı çepe çevre kavrayabilsek bir sabredebilsek nerelere varacağız belki de…
-
Evet durmak sessiz ve sakin bir sekilde, biz durmayı ogrenmeliyiz.
-
-
Duyguların yoğunlaşması gerçekten de doğru hareket etmeye engel oluyor ve insanın duygularını da ön yargıları ciddi anlamda yönetiyor…
-
Düşünmeden, duygularımızın yoğunluğuyla kim bilir neler yapıyoruz… O önyargılarımız başımıza ne çoraplar örüyor da farkında değiliz…
-
Nerede ön yargımız varsa hepsini tek tek adım farketmek ne büyük bir dönüşüm olur hayatımızda. Kim bilir ne güzellikleri kaçırıyoruz ön yargımız sebebiyle
-
-
Yakınında dolaştığın şeyden kurtulamazsın..
Kesinlikle öyle,neyden sakınmak istiyorsak önce uzak durmalıyız,daha sonra ise duyguları kontrol etmeliyiz. Çünkü en çok orada yanılır ve hata yaparız.-
Gözümün önüne koyup ben bundan kurtulacağım, artık yapmayacağım diye dayılanmanın hiç anlamı yok…
-
İnsanın maalesef duyguları aktifleştiğinde fayda vermekten çok acıdan kaçabiliyor… Biraz uzaklaşıp, kendimize zaman vererek, doğru bir sonuç değerlendirme ile çok şükür doğru tepki verebiliyoruz…
-
İnsanın maalesef duyguları aktifleştiğinde fayda vermekten çok acıdan kaçabiliyor… Biraz uzaklaşıp, kendimize zaman vererek, doğru bir sonuç değerlendirme ile çok şükür doğru tepki verebiliyoruz…
-
Ne kadar yaklaşırsak, etkilenme ihtimalimiz de o kadar artıyor. Güzel bir hatırlatma oldu teşekkürler.😊
-
Belki de yakınımızda tutmak isteğimizi arttırıp sakınmamızı azaltıyordur
-
-
“tüm değişimler yavaş yavaş olur”…. Bir seye basladigimizda veya niyet ettigimizde hemen karsiligini almak isteriz. Ama kale bir gunde inşa edilmiyor.. Hedefe varmak icin sabir gerekiyor.
Ayrica cok samimi bir yazi olmus. Sahitliginizi bizimle paylastiginiz icin tesekkur ederiz.
-
Ne güzel bir cümle “tüm değişimler yavaş yavaş olur…” gerçekten o çocuk bir anda büyümüyor, tohum bir anda yetişmiyor, bir anda kış gelmiyor, yaza geçilmiyor… Düşünmek ve soru sormak ile duyguların esirinden kurtulmak sonrasında da zamana sabretmek gerek
-
-
Bu farkındaligın oluşmasına vesile olan bu egimler ;çok kıymetli hayatımızın yönü değişti güçlendik, irade sahibi olduk neyin neden yapildıgını , Bu eko sistemin muhteşem bir denge içinde olduğunu, yaptıgın her olumlu bir davranışın sana dönmesi büyük bir yaşam kaynagı 🙂 Bakıp anlayan idrak edenlerden oluruz inşallah…
-
Herkesin bir hikayesi , herkesin bir korkusu var bu hayatta .
Kimileri kendinle yüzleşmekten, kimileri duygularına yenilmekten, kimileride olmak istemediği insan olmaktan korkar.
Aslında tüm mesele çuvaldızı doğru yere batırmak. Yarayı iyi tanımak ve tedaviyi iyi yapabilmek.
Birgün bir kadın , hayatının yönünü değiştirmeye karar verir ama o yön çift taraflıdır. Ya hissettiği gibi olacaktır ya insanların görmek istediği gibi. hem çalışkan hemde güzel olan bu kadın. Bir tarafta sessiz ve sakin tek başına kalmak kendi ayaklarının üstünde durmak isterken diğer tarafa insanlara karışmayı hareket etmeyi eğlenmeyi ister. Çünkü yön değişti artık hiç birşey değişmez eskisi gibi olmamalıdır. Ama bu kadın çuvaldızı kendine iyi batırdığı için, en ışıklı masaların en gösterişli sahnelerin içinden geçerken bile ben o kadın değilim bu masaya alışırsam farklı bir kadın olabilirim deyip tüm çevresine rağmen işinden eve evden işine giderek, belki de kendisine çok başka yeni bir yön belirlediğinin farkında değildir. Işıklı masaların ışığını aldanmaktan korkmuştur bilmeden, kendini o masalardan sakınmak için sürekli çalıştığını ve çok yoğun olduğunu kendine ve etrafına söyleyip hissettirmiştir. Belki de tüm mesele çuvaldızı doğru yere batırmak..ben neyim, nereye gidiyorum, ne olmak istiyorum, ne için varım, neden bu dünyaya geldim ve neye hizmet ediyorum diye sorabilmektir. Sakınmak istediğin şeyi iyi bilmektir. -
Şu anki toplumu yansıtan ayrışmadan birleşmenin önemi ne güzel anlatılmış. Birileri hata yaptıkça nasıl olsa bizim değil diyerek uzaklaşmak hatta korkmak insana daha kolay geliyor.sada….Oysa her insanın yeniden toparlanmaya niyeti oldukça, hayat ona imkan verecektir.
-
Ne kadar doğru… Birlik olmak, uzaklaşmaktan her zaman daha güçlü. Tam da bugünlerde en çok ihtiyaç duyduğumuz bakış açısı bu.
-
-
Ön yargı insanın kendi kendine taktığı bir çelme… Ön yargılarımız sebebebiyle göremediğimiz nice fırsatları kaçardık… :))
-
Ne kadar da doğru bir benzetme. O önyargılarla insan tam olarak kendine çelme takıyor. İşin acı tarafı farkında da değil…
-
Değil mi? Bir de suçtan ziyade insanın kendinden yakınlarından kaçması var… Belki de en acısı… Kişinin mücadele etmeden kaçıp saklanması…
Ellerinize sağlık..
Yine etkileyici bir yazı olmuş 🙏🏻-
Evet insanın aslında en üzüldüğü şey sonrasında göz çekerek bırakıp kaçması oysa gerçekle yüzleşmek anlamaya çalışmak çözüm üretmek insan için çok daha faydalı olacak aslında. Fark edenlerden olmak niyetiyle….
-
-
Kendi yükselişimizin önünde ön yargılarımız bize engel
-
İnsan kendi önünden bir çekilse zaten…
-
-
Duygularının aktif olduğu bir zamanda sana özel gelen o yazı 🙂
Mesaj alındı…
Teşekkürler🌸-
Hahahh.. Tam da en acıyan yerden nokta atışı dimi :))
-
-
Hayatımızı ön yargılarla yaşıyoruz… Hem de öyle ki tanıdığımızı zannettiğimiz kişileri bile yanlış anlayıp küsebiliyoruz. Duygularla dinleyip duygularla konuştuğumuz sürece bu iş zor.
Farkındalık oluşturan bir yazı olmuş, kaleminize sağlık 👏🏻 -
İnsan ne kadar ne kadar zorlarsa ve zorlanmasına rağmen devam ederse o kadar öğrenme ve işinde yükselme hakkı oluyor. O yüzden korkmana rağmen başkalarının faydası için bişeyler yapabilmek ne kadar güzel…
-
Korkuya rağmen hareket etmek ne kadar da kıymetli. Önce bir durmak soru sormak kendine ve sakin kalmaya çalışmak. Sonrasında harekete geçmek. Yoksa kim bilir ne güzellikleri kaçırıyoruz
-
-
Mesele hayatta o baskı anında bir es verip, düşünüp irdeleyerek karar veriyor olmak.. seçimlerimizin irdeleyerek verilmesi ne kadar önemli 🤲
-
İrdelemek için de önce duyguların pasif olması gerekiyor. Yoksa mantıkla değil duygularla hiç irdelemeden bir şeyler yapıyor insan tuzağa yakalanıp kurtulmaya çalışırcasına…
-
Çok doğru, en önemli kararlar sakin bir zihinle veriliyor. Mesele nasıl sakin kalabileceğiz?
-
-
Baskı altındayken ya da önyargıya, korkuya, endişeye rağmen doğruyu seçebilmek. Doğruyu yapmanın huzuru…
-
Aynen öyle…
Baskı anında o doğru kararı verdikten sonra da başı biraz zor olsa da sonunda o çıkılması zor yokuşun manzarası gerçekten de bambaşka oluyor…. -
Duygu yoğunken yanlış kolaylaşır… ama yüzleşmek de kolaylaşır. Yazlığa kapanman pes etmek değil, kendine mola vermek. Önyargıların korkutuyordu, şimdi onlarla aynı evdesin. Bu bile başlangıç. Geçer.
-
Gerçeği bilmek başka uygulama bambaşka hayatta belkide en çok kendimizin gerçekten fark edemiyoruz 🤗
-
İnsan her şeyde olduğu gibi karşılaştığı öykülerde de çok aceleci davranıyor. Doğruya yakınlaşmak, yanlıştan uzaklaşmak için süre gerekir; Süreye sabır, sabıra ise ilim gerekir…
-
Hepimizin farklı yerlerde korku ve endişeleri var. Onu çözmek yerine çoğu zaman uzaklaşmayı yada yok saymayı tercih ediyor.
Zor elbette insanın kendisi ile yüzleşmesi. Ama bunu yaptığında öykünün sonu mutlu… -
İnsanın iyi olduğu konu onu yeni bir şeyler öğrenme için harekete geçirmez ise aslında tuzaklı bir konfor alanına sokuyor….
-
Eninde sonunda kendinle yüzleşiyorsun .Konu ne olursa olsun .Belkide aynalarla barışık olabilmenin sırrıda budur.Kendinden kaçmamak .Sümen altı etmeden nötür değerlendirip yol alabilmek .
-
İnsanın yan yolu kullanıp tekrar doğru yola dönmesi, bunu gizlememesi, hedefinden sapmaması ne kadar güzel, başkalarını doğru yola iletme çabasıda…
-
Duygularımız, kendimiz ve etrafımızdaki insanlar için alacağımız doğru kararların önünde kaç defa engel olmuştur belki de..
Sevmek güzel de aşırı sevmek peki??
Korkmak bazı yerlerde iyi de aşırı korkak olmak peki?? -
bir o kadar beni anlatıyordu ki, pproblem sadece kişiye özel zannediyor insan…
-
Suca egilim mi cocuklar icin bir donem.calismistim ve cekinmistim de. Benzer seylerin yasandigini bilmek beni rahatlatti.
8nsan gercekten kendinden kacamiyor.
Hoyrat olmamak kolay degil -
insanın bu hayattaki en büyük engeli kendisi sanırım.. önce bir kendi önünden çekil.. sonrası sonra akıp gidecek..
Bir yanıt yazın