BAĞIMLILIĞA GİDEN YOL

İnsanlar bir maddeye ya da davranışa bağımlı olduklarında başta bunu kabul etmekte zorlanırlar. Uzun bir süre bağımlı olmadıklarını, canları istediği için yaptıklarını söylerler. İstedikleri zaman bırakabilirler, sadece bırakmak istemiyorlardır. Her şey kontrolleri altındadır. Bir süre sonra ise onlara verdiği zararı görür ve bırakmaya çalışırlar. Bu sefer gerçeklerle karşılaşırlar: Bağımlı olmuşlardır.

Peki, her şey kontrolleri altındayken insan nasıl bırakamaz duruma gelir? Bağımlılığa giden yolda farkında olmadan nasıl ilerler?

  1. Basamak: Yaklaşmak

İnsanın düşünerek yaptığı davranışlar dışında düşünmeden gerçekleşen birçok eylemi vardır. Göz kırpmak, kalbin atması, sindirim ve solunum sistemleri, böbreklerin kanı temizlemesi… Bunların hiçbirini insan düşünerek yapmaz. Vücut, insanı hayatta tutmak için kendiliğinden yapar.

İnsan bazı şeyleri ise yeteri kadar düşünür ve tekrarlarsa otomatikleştirir. Yazı yazmayı kimse doğuştan bilmez ama zamanla düşünmeden yazacak duruma gelir. Bisiklete binmek, yüzmek, hatta araba kullanmak bile böyledir. Yeteri kadar tekrardan sonra zihin artık düşünmeye ihtiyaç duymaz. Zira hayatta kalması için odaklanması gereken çok fazla şey vardır.

Vücuttaki tüm sistemlerin amacı budur aslında; insanın hayatta kalması. Bunun için durmaksızın çalışır. Vücuda zarar verecek bir durumda hemen alarma geçer. Öncelikle ona yaklaşmamak için uğraşır. Tiksindirir, mide bulantısı, baş ağrısı verir. Eğer vücuda girdiyse de bir an önce çıkarmaya çalışır. Bu yüzden insan zararlı şeylere karşı en baştan tiksinti duyar. Bu tiksinti bilinçsiz bir şekilde duyulur, çoğunlukla nedeni düşünülmez bile. Bu, vücudun zararlı olan şeyden uzak durma yoludur.

Durum buyken insan nasıl zararlı alışkanlıklar edinir? Zararlı şeyleri vücuda yaklaştırmazken nasıl bağımlı hale gelir?

  1. Basamak: Tanışmak

Tütün ürünleri ilk tüketildiğinde kişi öksürür. Vücut, dumanı içeri sokmamak için solunumu engellemeye çalışır. Nikotinden ötürü beyin ve midede zehir alarmı çalışır. Alkollü içeceklerde de vücudun ilk tepkisi engellemeye çalışmaktır. Hatta sadece tüketilen ortamda bulunup kokusu solunduğunda bile bunlar gerçekleşir. Zehir savunması olarak tükürük salgılanması artar ve kokudan kaçmak için istemsiz başı geriye çekme, göz yaşarması olur.

Vücut, zararlı şeyin içeri girmesini hoş karşılamaz ve atmak için çeşitli yollar dener. Zamanla ise işler değişir, kullanmadan duramaz hale gelir.

Peki, insan nasıl onsuz yapamaz duruma sokar kendini?

  1. Basamak: Alışmak

Vücut zararlı şeylerden tiksinti duyar fakat yeteri kadar tekrarlanırsa bunu zararlı olarak görmemeye başlar. Artık onu da diğer yiyecekler ya da davranışlar gibi algılamaya başlar. Hatta temel ihtiyaçlardan olarak görmeye başlar. Ona göre bazı değişiklikler yapar ve yoluna bu şekilde devam eder. Ana görevi budur çünkü, hayatta kalmak…

İnsan kendi eliyle kendini bağımlı hale getirir.

Kendi iradesi ile özgürlüğünü teslim eder…

Peki, insan bağımlılıklarından nasıl kurtulur?

Yapılması gereken açık ve nettir. Hiç yaklaşmamak, uzak durmak…

Eğer ikinci aşamaya geçildi ise tekrarlamamak önemlidir çünkü tekrar, alışkanlık kazandırır.

Son aşama; yani bağımlılık aşamasındaysa kişi için yapılacaklar daha zordur. Burada hissedilen acı çok daha büyüktür. Bu yüzden sadece o bağımlılıktan uzaklaşmak yetmez. Bulunduğu ortamdan, kullanan kişilerden uzaklaşmak da gerekir. Kişi, o bağımlılığı hatırlatan şeyleri bir süre yapmayı bırakmalıdır. Akla getiren şeylerden dahi uzak durmalıdır.

Bu süreç kolay bir süreç olmayacaktır. Bağımlı olunurken kişinin yanında onu destekleyen çok kişi vardır ancak kurtulurken tek başınadır.

İnsan neden bağımlılıktan kurtulurken ki acıya katlanır?

İnsan, bağımsızlığın o maddeyi kullanmak olmadığını ve özgürlüğünü kısıtladığını anlayınca çabalamaya başlar. Bağımlı olmanın acısını yaşamaktansa özgür olmanın keyfine varacak yollar arar. İnsan aslında kendine zarar vermek istemez. Sadece keyif aldığı her şeyin faydalı olduğunu düşünür ve onu takip eder. Bu yüzden de yanlış yapar.

İnsan nereye doğru bakarsa oraya doğru yol alır. Sadece bisiklet sürerken değil, bu her konuda geçerlidir. Uzaklaşmak istenen bir bağımlılıktan da ona bakmadan kaçmak gerekir.

Kim kaçarken arkasına bakmak ister ki…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading spinner