
Mum Işığında Bir Aile
Zilin çalmasıyla ellerini mutfak önlüğü ile kuruladı. Telaşlı bir sesle “Kim o?” dedi. Gelen eşini karşılarken, taşacak sütün altını da kapatmaya çalışıyordu. Nermin bu telaşla eve yetişmeye çalışıyordu. Yemek, kıyafetler, çocuklar ve bir de eş… Cılız ışığı olan bir mum gibi hissediyordu. Ne kendine yetebiliyordu ne de ailesine… Evliliğinin ilk yıllarında etrafına neşe saçardı. Herkesi toplar, birlikte bir şeyler yaparlardı. Artık gücü ailesini aynı sofrada toplamaya yetmiyordu.
Eşi eve geldiğinde ilk olarak kanepeye uzanır, televizyonu açar ve telefonunu eline alırdı. Üç kızı ve bir de oğulları vardı. Ev kalabalıktı ama kendini hep yalnız hissederdi. Nermin’in her problemi çözecek marifeti vardı. Buna rağmen bu yalnızlığını iyileştirecek çözümü yok gibi hissediyordu. Eşi Ahmet’in ekran bağımlılığı ve çocukların oyun başında geçen saatleri gün geçtikçe artmaya başlıyordu. Herkesin başka gündemi vardı. "Bu kadar kopuk bir ailede ben kime ne anlatacağım?” diye içinden geçirdi. Küçük yaşta annesiz ve babasız büyümek onu hayata karşı olgunlaştırmıştı. Hayat ona bu sefer farklı bir yerden soru soruyordu: “Aile olmak ne demek?”
- Aynı çatı altında uyumak mı?
O halde neden yorulmuş bir şekilde güne uyanıyordu? - Aynı sofrada etrafında toplanmak mı?
O halde neden sofraya oturunca herkes hızlıca kalkmanın yolunu arıyordu? - Aynı evde yaşamak mı?
O halde neden bu evde kavgaları hiç bitmiyordu?
Sahi, “Aile olmak” ne demekti?
En iyi tablolar renklerin bir aradaki ahengiyle meydana geliyordu. Aile de güzel manzara resmi olan bir tablo gibi değil miydi? Sonuçta birbirini tamamlayan ve uyumlu olanlar bir araya gelmeliydi.
Nermin ve ailesi aynı evdeydiler belki ama herkes başka bir yerdeydi. Ailece birlikte olmak insanı iyi hissettirmeliydi. Herkes taşıyabileceği kadar sevinçten, hüzünden bir pay almalıydı.
Yine bir gün Nermin çay hazırlığı yaparken elektrikler kesildi. Televizyon kapandı. Evde bir ses azalmıştı ama Nermin’in yalnızlığı devam ediyordu.
‘’Bu devirde elektirik kesintisi mi olur yaa?’ diyerek çocuklar odalarından çıkıp mutfağa geldiler. Kısa bir telaşın ardından bir müddet mum ışığında sessizce durdular. Sonra durumu kabullenmiş olacakları ki "Anneciğim ne yapsak, senin bir fikrin vardır." diye annelerine yöneldiler.
Nermin’in aklına bir fikir gelse de çocukların fikir üretmesi için bekledi. “Düşünün bakalım” dedi. En küçük oğlu “Buldum! Mısııır!” “Haydi bakalım hep birlikte yapalım” diyerek Nermin çocukları da dahil etti. Yanan mumun verdiği keyif ve çocukların neşesi ile eski günlerini hatırladı. Karanlıkta oyunlar oynardı kardeşleriyle. Televizyonun dahaca her eve girmediği bir dönemdi. Herkes birbiriyle sohbet eder, birlikte güler ve birlikte ağlardı.
Ahmet ise bir süre daha telefonuna indirdiği oyunu oynadı. Artık telefonunun da şarjı bitince, mutfaktan gelen sesleri fark etti. Mutfağa giderek sohbete dahil oldu. Çocuğu bir şey anlatıyordu, eşi gülüyordu. Nermin, uzun zaman sonra ilk kez evinin yuvaya döndüğünü hissediyordu.
Ailelerin sınavı: İmkan Kapanı
İnsanoğlu problemini anlık olarak çözdüğünde mutlu olacağını ve mutlu edeceğini zanneder. Peki, anlık çözümler toplamda mutluluk getirir mi?
O telefon oyunları ya da sosyal medyada geçirilen zamanlar anlık oyalar.
O anlık oyalayacak imkanlar, bulunduğumuz ortamda bireyselleşmeye sebep olur, ilişkilerimize zarar verir.
İnsan tüm yükü kendisinin kaldırabileceğini zanneder. Problemlerin hepsini tek başına göğüslemek ister. Halbuki yük paylaşılınca aileler birleşir ve toparlanır.
Her rolün sahibi, üzerine düşen sorumluluğu aldığında birleşme olur. Aile olmak birlikte sıkılmak, birlikte susmak, birlikte gülmektir… Aile olmak zorlukları paylaşmak, sevinçleri paylaşmak, ‘an’ları paylaşmaktır…
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
İlk tepkiyi sen bırak.
Yorumlar (41)
Rabia dedi ki
31 Ocak 2026Ekran bağımlılığı ile kopan aile bağları... Keşke bu kadar tanıdık olmasa
Aslıhan dedi ki
15 Mayıs 2026Keşke her şey eskisi gibi olabilse değil mi... Ekran da olsa bağımlılıklar dan kurtulabilmek dileğiyle 🙏🏻
Aslıhan dedi ki
31 Ocak 2026Kaç zamandır üzerine düşündüğüm bir konu... Bu kadar bireyselleşme varken insan ailesini nasıl korur? Tabi en başta nasıl aile olunur?
Azra dedi ki
31 Ocak 2026Aile olmak her koşulda konuşmadan birbirini anlayabilmek.. Emeğinize sağlık.
Aslıhan dedi ki
15 Mayıs 2026Çok üst liglerin dili gibi geliyor.. umarım bir gün gerçek ailelerin sayısı artar ..
S.K dedi ki
31 Ocak 2026Aile..
Ne güzel bir kavram..
Bazen iki kişiyle çok güzel bir aile olurken bazen 6 kişilik bir evde aile olunamadığını görürsün.. demekki mesele sayılar değil be olduğunu anlamak…hatice kübra dedi ki
5 Mayıs 2026İnsan sayılarla aile olabileceğine inandı. "Köküm şuralardan geliyor." diyerek övündü. Ama görüyoruz ki aile olmak birbirimizin hayatını bir ölçüde paylaşıp birbirimize destek olmaktan ibaret.
Nefel bulut dedi ki
31 Ocak 2026Şu anda birçok anne Nermin’de kendini gördü. Ben de öyle :) . Hardaim birleştiren , toparlayan , en güzel şekilde yetiştirebilen olabilelim inşallah.
Rabia dedi ki
17 Mayıs 2026Birleştiren olmak o kadar zor ki... Yetiştiren olmak da öyle... Toparlayan olmak zaten zor... Kısaca anne olmak zormuş 🙈
Huri dedi ki
21 Haziran 2026Bana da eski aileleri hatırlattı; o sıcaklığı, o içten sohbetleri, aynı sofrada buluşmanın verdiği huzuru…
Dilara dedi ki
1 Şubat 2026Evde herkesin bir rol paylaşımı olmalı
Rabia dedi ki
17 Mayıs 2026Evet olmayınca roller birbirine karışıyor, hatta daha da kötüsü rol diye bir eşy kalmıyor ortada...
Nermin Yaman dedi ki
17 Mayıs 2026Çok haklısınız. Herkes o rolün hakkını veririse evlerimiz cenetten bir bahçe olmaya başlıyor. Herkese nasip olsun.💓
Çiğdem Afacan dedi ki
1 Şubat 2026Aile olmak birbirini yükseltebilmek demektir . Mutluluğun devamı kendi sorumluluklarına sahip çıkan insanların bir arada olmasıyla sağlanır. İmlanlar maalesef sadece mutsuzluk sebebi
Huri dedi ki
21 Haziran 2026Mutluluğu imkânlarda değil, birlikte emek vermekte aramak gerekiyor.🧐
Ülkü Koca dedi ki
1 Şubat 2026Tüm yükü yüklenmek yerine adaletli bir şekilde iş yükünü dağıtmak ailede birlik ve düzen sağlıyor. Hassas terazi her yerde olmalı, bazen yapmak bazen de yapmamak gerekiyor ki aile olabilelim 😇 🏠 🏡
Aysun Usta dedi ki
1 Şubat 2026İyi ki elektrikler gitmiş 🥰Teknoloji bu kadar ilerlememişken insanların birbirine merakı ve özlemi vardı.. Şu an aynı ev ayrı hayatlar..
Bazen bir sihirli değnek olsa da keşke her şey eskisi gibi olsa diyebiliyor insan...
Teknolojinin getirdiği avantajla birlikte dezavantajda bize verildi malesef.
Umarım herkesin kendi sorumluluklarını bildiği, birbirine vakit ayırdığı, birlikte gülüp birlikte ağladığı, gerçek bir aile olabiliriz...🌸Huri dedi ki
21 Haziran 2026Özlemim tam da bu sıcaklık aslında. Aile olmak, aynı çatıdan çok aynı gönülde buluşabilmek demek. ❤️
Zehra dedi ki
1 Şubat 2026Aile güç demek. O güç da birlikten gelir… Aile merhamet demek. Bir insan yetiştiren merhameti öğreten…
Nermin Yaman dedi ki
1 Şubat 2026Günümüzdeki en büyük problem. Aynı evde hatta aynı odada farklı dünyalardayız. Hayatımızı sanal alemde yaşıyoruz çoğu zaman.. ama asıl iletişim bakışın bakışa değdiğinde başlar.
Sevda Güler dedi ki
11 Mart 2026Şu an bulunduğumuz zaman içerisinde ne kadar bilindik bir hikaye. Aynı evin içerisinde birbirimizden habersiz ama başkalarının hayatına çok meraklıyız. Uzaklar yakın, yakınlar uzak olmuş. Umarım beraber gülüp, beraber ağladığımız, bolca sohbet ettiğimiz, oyunlar oynadığımız, birbirimizin derdini dert edindiğimiz zamanları tekrar yakalayabiliriz. İşte o zaman tekrar aile oluruz..
Nermin Yaman dedi ki
17 Mayıs 2026Ne kadar doğru bir tespit. İşte böylelikle bir ömür geçip gidiyor.
Ceyda Gürel dedi ki
18 Haziran 2026Göz göze yapılan sohbetler, karşı tarafı anlaşıldığını hissettiren birkaç bakış yeterliydi oysa.. Çocuğu mutlu etmek için o kadar imkan için çırpınmaya gerek yoktu.
Fatih dedi ki
6 Şubat 2026İnsan yakınlarını uzak ettiğinde ne kendisi yükselebiliyor nede çevresi... Üstelik mutlu da olamıyor... Neyse bende şartelleri indirmeye gideyim bari :)
Betül dedi ki
12 Şubat 2026Tüm yükü sırtlanınca iyi bir anne, baba veya evlat oluyoruz zannediyoruz ama asıl o yük paylaşılınca aile oluyoruz ✨ Güzel bir yazı ellerinize sağlık 👌🏻
Rabia dedi ki
17 Mayıs 2026İyi bir şey yapmak ile doğru olan şeyi yapmayı karıştırıyoruz. İyi sandığımız şeyler her zaman doğru şeyler olmuyor.
Reyhan dedi ki
12 Şubat 2026Aile olmak beraber eğlenip gülebilmek, beraber o sofrada toplanmaktan keyif alabilmek. İnsanlar aynı evde birbirinden kaçar olmuş. Ne kadar sahici hayatın içinden bir durum.
Ayşe Bulut dedi ki
5 Mart 2026İnsanların ortak problemi aileyi bir arada tutabilmek... Biz de bu kadar önemli bu konuya değindiniz ve bizleri aslında hiçbir şey yaşadığımız güzellikleri hatırlattınız. kaleminize sağlık teşekkürler
Nursena G. dedi ki
11 Mart 2026Aile olmanın ne demek olduğunu unuttuğumuz zamanlardayız.
Sosyal medyada yabancılara insanlar sanal ailem diye hitap ederken, yanı başında eşini çocuğunu görmez oldu maalesef. Bu yazı mum ışığı kesilmiş elektrik yüzümüzde tebessümle o sıcacık yuvaların olduğu geçmişe götürdü🥹Ceyda Gürel dedi ki
18 Haziran 2026imkanların esiri olmadan tekrar sımsıcak yuvaları kurmak için anne ve babaların birlikte bilinçlenmeleri ne kadar kıymetli
Cansu M. dedi ki
11 Mart 2026İnsan masum zannediyor bazı alışkanlıklarını ama bunların nereye varacağını, toplamdaki sonuçlarını göremiyor. Teşekkür ederiz bu kıymetli yazı için:)
Buket dedi ki
11 Mart 2026Aile varsa düzen var aile yoksa toplumlarda bozuluyor.... Emeğinize sağlık.
DENİZ SEVGEN dedi ki
23 Mart 2026Aile destekleyen paylaşan yükselten olursa aile imis
Ali Evren Bilgiç dedi ki
23 Nisan 2026Ne güzel zamanlardı, internetin, telefonların olmadığı zamanlar. Sözleşip dışarıda saat kulesinin önünde buluşmak, evden arayıp ulaşamamak, evde bir araya gelip "İsim-Bitki-Hayvan" oynamak... Birbirimize eğlenmek için muhtaçtık. Muhtaç olduğumuz için birbirimizin mutluluğunu daha çok önemsiyorduk. Yine de bunun farkına varıp günümüz koşullarında doğru uzaklaşmalarla eski tadı bulmak mümkün.
ümit Taş Bilir dedi ki
17 Mayıs 2026Gözümde canlandı .Nerminin hislerini hissettim resmen .Tatlı tatlı yaşattınız bizede .
Bengu dedi ki
17 Mayıs 2026Aile olmazsa olmaz yapı taşımız. Kaleminize sağlık. Çok güzel ışık tutulmuş.
B.G. dedi ki
22 Mayıs 2026İnsan bir yere bağlanınca doğal olarak başka bir yerden kopuyor. Ekran, oyun, sosyal medya bağımlılığı maalesef ki ilişkilerimizi çok olumsuz etkiledi. Çocukluğumda köyde elektrik olmazdı, herkes küçük bir odada bir gaz lambasının ışığında sohbet ederdi. Hatta komşular da olurdu çoğu akşam. Şimdi komşuluk bile yok. İlişki kurmuyoruz maalesef..
Zahra Mohamed Hassan dedi ki
28 Haziran 2026Aile olduktan topluluk oluşur. aynı hedefe ama farklı bedellerle birleşme... herkes kendi yaşına kendi seviyesine göre bedel ödemektir aile.
betül karakaya dedi ki
29 Haziran 2026İMKAN KAPANI: mutsuzluğun, marifetsizliğin bir olamamanın baş sebebi....
Merve Akbülbül dedi ki
9 Temmuz 2026Yaşı yetenler için eskiye bakmak yeterli… imkanlar azken yoklukta ve teknoloji yokken ne kadar mutluydu aileler. Şimdi sosyal medya maalesef isminin tersine insanların sosyalliğini mahvediyor. Led ekranların ışığında değil Mum ışığında aileler olmak dileğiyle…
Büşra A. dedi ki
9 Temmuz 2026"Her rolün sahibi, üzerine düşen sorumluluğu aldığında birleşme olur." Ne kadar doğru ve yerinde bir tespit.
