Şeker Sen Bize Ne Yapıyorsun?

Şeker Sen Bize Ne Yapıyorsun?

Şeker Sen Bize Ne Yapıyorsun?

3 dk okuma

Murat işe yeni başlamıştı. İş arkadaşlarıyla tanışmaya, kaynaşmaya çalışıyordu. Kahve molalarında bir araya geldiklerinde sohbet ediyorlardı. Arkadaşları Murat’ın sık sık şekerli ürünler tükettiğini görüyorlardı. Murat’a sorduklarında ‘’ Şeker hastasıyım, şekerim düştükçe bu tarz şekerli ürünler tüketiyorum, bana iyi geliyor’’ demişti. Öğlen yemeğe gittiklerinde Murat mutlaka yemek sonrası baklava, künefe v.b gibi şerbetli bir tatlı yerdi.  Kahve zincirinden kahve aldıklarında veya ofise söylediklerinde kahvesini kremalı, ekstra soslu, bol şekerli olarak tercih ediyordu. Masasında sürekli atıştırdığı şekerlemeler, çikolatalar olurdu. Murat’ın şeker hastası olduğunu söylemesine rağmen bu kadar yoğun şekerli gıda tüketmesine anlam verememişlerdi.

Son derece masum görünen ve normalleşmiş olan şeker beynimizde sandığımızdan daha güçlü bir etki oluşturur. Özellikle beynin “ödül sistemi” dediğimiz bölgesi hem şekerli yiyecekler hem de bazı bağımlılık yapan maddeler tarafından tetiklenmektedir.

Dopaminin gelişi yiyip içtiğinden, yapıp ettiklerinden bellidir!

Beynimizde haz, motivasyon ve tekrar etme isteğiyle ilgili bir sistem vardır. Bir şey yaptığımızda ve bu bizi iyi hissettirdiğinde, beynimiz dopamin adlı bir hormon salgılar. Şekerli bir gıda tüketildiğinde de bu sistem aktifleşir ve dopamin salınımı artar. Dopamin sadece “mutluluk hormonu” değildir. Aynı zamanda beynimize şunu söyler:
“Bu çok güzeldi, bundan haz aldım ve bu davranışı tekrar et.”

Şekerli bir yiyecek yediğimizde de bu sistem uyarılır, dopamin artar. O davranışı öğrenmesine ve tekrar istemesine yol açar. Bu yüzden insan canı sıkıldığında, stresliyken ya da yorgunken, şekerli bir şeyler tüketme isteği yaşar.

Şeker ile bağımlılık yapıcı maddelerin beynin aynı merkezini uyardığı ile ilgili çalışmalar vardır.Her iki uyaran da ödül algısı oluşturarak benzer bölgeleri harekete geçirir. O zaman şu sonuca varılabilir, normalleşmiş olan ödül niteliğindeki şeker tüketimi ile bağımlılık yapıcı maddelerin kişiye hissettirdikleri benzerlik göstermektedir.

Yerine bir şey koyma!

Bir bağımlılıktan iyileşme sürecindeki kişilerdeki dikkat çekici bir durum da şudur; Özellikle bağımlılık yapan bir madde bırakıldığında, yerine başka bir şey koyma isteği ortaya çıkabilmektedir. Bunun nedeni, beynin azalan “ödül” sinyalini başka bir kaynakla telafi etmeye çalışmasıdır. Yani beyin, eski uyarıyı bulamayınca yeni bir kaynağa yönelir.

Murat’a arkadaşları şeker hastası olmasına rağmen neden bu kadar şeker tükettiğini sormuşlardı, Murat çok sinirlenmişti. Bir daha da bu konuyu açmadılar.

Alışkanlığın getirdikleri!

Beyin, yapısı gereği deneyimlere göre yeniden şekil alır. Beyin sürekli aynı uyarıyı aldığında zamanla buna alışır. Eğer ödül sistemi sık sık ve yoğun şekilde uyarılırsa, aynı haz duygusunu yaşamak için daha fazla uyaran tüketme ihtiyacı doğar. Her türlü bağımlılığın çıkış noktası da bu olur.

Şeker normalleşmiş önemli uyaranlardan biridir. Etkileri sadece haz merkeziyle sınırlı değildir. Aşırı şeker tüketiminin, duyguları aktifleştirerek öğrenmeyi, deneyimlerden sonuç değerlendirmesi yapabilmeyi olumsuz etkiler. Bu da beslenme alışkanlıklarının sadece kilo veya metabolizma değil, beyin sağlığı açısından da önemli olduğunu gösterir.

Sonuç olarak şeker;

  1. Beynin ödül sistemini güçlü biçimde harekete geçirir,
  2. Bu da davranışı tekrar etme isteğini artırır,
  3. Davranışı tekrar ettikçe etkisi azalır,
  4. Etkisi azalan davranışı tekrarlamakla süreç bağımlılığa doğru gider.

İlerleyen dönemlerde Murat ofiste sık sık ortadan kaybolmaya başladı, sorduklarında ‘’Lavabodaydım’’ diyordu. Bir süre sonra sık sık işe geç gelmeye başladı. Hatta son birkaç gündür hiç işe gelmemişti. Bir süre sonra öğrendiler ki, Murat madde bağımlılığı ile mücadele ediyordu. Birkaç gün önce ailesi bağımlılıkla mücadele için bir merkeze yatırmıştı.

Sakınmamız gereken normalleşmiş daha neler var acaba?

Paylaş

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?

Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.

İlk tepkiyi sen bırak.

Yorumlar (39)

  • Fatih B. dedi ki

    11 Nisan 2026

    canımızın sıkılması çok güzel bir şey, insan can sıkıntısını gidermek için tüm bunları yapar oysa ki...

    • Reyhan dedi ki

      6 Mayıs 2026

      İnsanın canı sıkılınca yaptıklarına bir göz gezdirmesi gerek o halde.

  • dilara karagöz dedi ki

    13 Nisan 2026

    Sakınmada Ustalık seminer öncesinde ben de Murat gibi hissediyordum :) Ama insanın Sakınmaya bir girişi var bir de yükselişi çıkmak o lezzeti bir kere yakaladığında bir daha çıkmak istemiyor çıksa da hemen geri sakınmasına koşuyor sakınma insana umut gücü yeniden ayağa kalkma gücü veriyor ya "mücadele edebilirim yeniden ayağa kalkabilirim" demek çok kıymetli:)

    • Bas dedi ki

      20 Mayıs 2026

      İnsan sakındıkça güçleniyor,katılıyorum

    • Aslıhan dedi ki

      25 Mayıs 2026

      Ne güzel.. sakınmak disiplini de beraberinde getiriyor... İnsanın kendine verdiği değeri kıymeti artırıyor :)

  • betül karakaya dedi ki

    14 Nisan 2026

    Baktığımızda etrafımızdaki insanların çoğunun mutsuz olduğunu görüyoruz. Mutlu olmak için sürekli dışarıdan birşeyler alıyorlar takviye yapıyorlar. Alışveriş, tatlı, eğlence.... Ama yetersiz geliyor o anda mutlu ediyor ama sonradan işler hep aynı şekilde devam ediyor. Bağımlılığa giderkende aynı süreç işliyor anladığım kadarıyla... Şekere bağımlıyım ama aslında daha fazlasına ihtiyacım var gibi...

  • Aysun Usta dedi ki

    14 Nisan 2026

    Ufacık bir şekerden başlayan öykü nerelerde bitebiliyor..
    Basit gördüğümüz, ufacık bir tatlı alt tarafı ne var dediğimiz yerlere bakmamız gerek..
    Hazzı tekrar etme isteği bağımlılığımızın çıkış noktası. Çok kilit bilgi bu.

    • Huri Yıldız dedi ki

      7 Mayıs 2026

      Çok doğru bir tespit; insanı düşündüren bir detay.Bazı kapılar sessizce açılıyor, fark ettiğimizde alışkanlık olmuş oluyor.

      • Zeynep Esin dedi ki

        25 Haziran 2026

        Tıpkı şeker gibi bazı tatlı gözüken olaylar ve insanlar da insanı görünmeden gizli gizli yorup zarar verebilir insan işaretleri anladıkça izleri fark ettikçe bu hayatta daha farkında olarak daha konforlu bir yaşamı yaşayabilir

    • Keriman dedi ki

      7 Mayıs 2026

      Basit gördüğümüz yerden sınanıyoruz.

      • Huri dedi ki

        21 Mayıs 2026

        “Bundan ne olacak ki?” dediğimiz ve yanıldığımız çok konular oldu. Basit gördüğümüz şey gerçekten basit miydi.?

      • betül karakaya dedi ki

        9 Temmuz 2026

        o basit gördüğümüz şey bir süre sonra öyle bi hale geliyor ki ammaaaannnn ben bunu hallederim deyip hiç birşey yapamıyoruz :( en başından başlayıp büyümeden halletmek gerek demkki...

    • Ceyda Gürel dedi ki

      8 Mayıs 2026

      Gerçekten küçümsediğimiz, bir lokmadan bir şey olmaz dediğimiz şeker yüzünden düşünemez, hareket edemez hale gelebiliyor insan. O ufacık lokma insanın hayatını hapis hale getiriyor. Özgürlüğünü ele alıyor. O haz duygusu geldiğinde zıttına hareket etmek çok önemli. Yoksa arttıra arttıra yetmez hale geliyor, üzerine başka bağımlılıklar ekleniyor.

    • Hatice kübra dedi ki

      9 Mayıs 2026

      Şeker yemeyi o kadar basit o kadar normal görüyoruz ki "ne olacak sanki" diyoruz. Oysa dediğiniz gibi hazzı tekrar etme isteğimiz burda mühim olan.

      • Huri dedi ki

        21 Mayıs 2026

        Bir davranışın masum olduğunu neye göre belirliyoruz acaba.? Hazlarımız bizi yönetiyor sanki🧐

    • betül karakaya dedi ki

      22 Haziran 2026

      Tatlı krizlerinde azıcık yesem yeter dedikten sonra tepsinin yarısını halledebiliyoruz:)

  • Reyhan dedi ki

    14 Nisan 2026

    Bir bağımlılık sürecine nasıl varıldığını öykü bize gösteriyor. İnsan şekere bağımlı olabileceğini hiç düşünmüyor.

    • Aslıhan dedi ki

      6 Mayıs 2026

      İnsan her şeyi o kadar normal görüyor ki.. bağımlı olduğu şeylere bağımlı olduğunu da asla düşünmüyor.. şeker çok masum görünüyor ama zararlı şeylerde de "ben istersem bırakırım ama tadını seviyorum" cümlesi dillere pelesenk olmuş... Ne acı :/

      • Bas dedi ki

        20 Mayıs 2026

        İstesem bırakırım diye düşündüğümüz bir sürü bağımlılık var sanırım

      • S.K dedi ki

        23 Mayıs 2026

        Nasıl da masum görüyor insan bazı şeyleri

  • Aslıhan dedi ki

    14 Nisan 2026

    Çok masum hatta sevimli görünen şekerin altındaki gizli tehlike.. bağımlılık!
    Kim düşünür ki bu masum çocuk eğlencesinin varacağı nokta kişinin hayatına mâl olsun...

    • Işıl dedi ki

      8 Mayıs 2026

      Şeker gerçekten de en tatlı zehir... Beynin çalışma sistemi ne kadar da bugüne kadar bildiğimizin disindaymis....

      • Bas dedi ki

        20 Mayıs 2026

        Aynı zamanda şeker vücudumuzdaki kötü hücreleri besleyen bir zehir

  • DENIZ sevgen dedi ki

    16 Nisan 2026

    Beyin, yapısı gereği deneyimlere göre yeniden şekil alır.

    öğrenme sisteminin de bir parçasını oluşturan bu sıstemın şeker konusunda bu kadar etkin olacağını düşünmemiştim

  • Nermin Yaman dedi ki

    19 Nisan 2026

    Şekeri insan bırakınca anlıyor insana neler yaptığını. Kendimizi keyifle zehirlemişiz. Bırakılması zor ama imkansız değil. Doğru bir strateji ile kesinlikle mümlün.
    Ve insan anlıyor ki daha ne kadar çok bağımlılığım varmış.

  • Rabia dedi ki

    27 Nisan 2026

    Bu ödül sistemi aslında bıçak gibi, nasıl kullandığı o kadar önemli ki... Doğru kullanıldığında insanı çok çok ileri taşırken yanlış yönde kullanıldığında kişiyi bağımlılıklardan bağımlılıklara sürüklüyor.

  • B.G. dedi ki

    2 Mayıs 2026

    Çok masum gubi duruyor şeker. Çikolata mutluluk verir gibi reklamlar yapılıyor. Doğru mutluluk veriyor ama geçici bir mutluluk. Sonu acı ile biten...

    • Rabia dedi ki

      22 Mayıs 2026

      O geçici mutluluktan sonra olanları göstermiyorlar işte. Bizim mutluluk anlayışımızı bozuyor o geçici mutluluklar...

  • Ayşe Bulut dedi ki

    2 Mayıs 2026

    İnsan bu kadar tatlı birşeyin bagımlilıga yol acacağını düşünemiyor

  • Leyla Nilüfer Aşkın dedi ki

    2 Mayıs 2026

    “Sakınmamız gereken normalleşmiş daha neler var acaba?“

    İhtiyaçtan çok haz için yapılan alışveriş de şeker gibi aynı döngüye girer.
    Satın alma anı ödüldür. Sonrası kısa sürede etkisini kaybeder ve tekrar alışveriş isteği doğar.

    • Rabia dedi ki

      22 Mayıs 2026

      Aynen öyle. Ve sadece kıyafet alışverişi de değil. İhtiyacımız olmadan, o hazzı yaşamak için aldıklarımızı bir düşünsek neler neler çıkar...

  • zahide yer dedi ki

    4 Mayıs 2026

    Sürekli şeker yedirdiğimiz çocukların yanmızda sakince oturup bir de mutlu olmasını beklemek biraz anlamsız oluyor sanırım. Dopamin sen neymişsin?

    • Rabia dedi ki

      22 Mayıs 2026

      Kocaman halimizle bizler tatlı bir şey yiyelim de enerjimiz yerine gelsin diyoruz, zaten enerji deposu olan çocuklardan o kadar şeker yedikten sonra da oturmalarını bekliyoruz...

  • Bengu dedi ki

    10 Mayıs 2026

    Şeker deyip geçmemek gerekiyormuş. Kaleminize sağlık

  • Nuray Krygl dedi ki

    12 Mayıs 2026

    Endüstriyel tüketim dünyasında şeker her tarafımızı o kadar çepeçevre sarmış ki. Görünür görünmez ama neredeyse paketli her yiyeceğin içinde şeker var. Şekerim biz ne tahribatlar oluşturduğunuz bırakınca anlıyoruz.

  • Ş.gökhan dedi ki

    22 Mayıs 2026

    İnsanın vazgeçemediği şeker isteği beyindeki ödül sistemini nasılda etkiliyor...

  • Şükran Gökhan dedi ki

    22 Mayıs 2026

    İnsanın vazgeçemediği şeker isteği beyindeki ödül sistemini nasılda etkiliyor...

  • ümit Taş Bilir dedi ki

    22 Mayıs 2026

    Can sıkıntısı deyip geçmeyecekmişiz meğer.O zaman yaptıklarımız alışkanlık haline gelebiliyormuş meğer .

  • Seda Ekeryılmaz dedi ki

    13 Haziran 2026

    Şeker tüketiminin sadece şeker tüketmek olmadığı, bizi nerelere götürebileceği, düşünmemizi, olayları değerlendirmemizi, öğrenmemizi nasıl engellediği çok anlaşılır anlatılmış. Küçük küçük başlıyor herşey ve biz o küçükten başlamazsak büyükleri halledemiyoruz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.