ÜST ÜSTE GELEN HAYAT

ÜST ÜSTE GELEN HAYAT

ÜST ÜSTE GELEN HAYAT

3 dk okuma

Aslı, kapıdan içeri girer girmez batan güneşle karşılaştı. Ev turuncu bir ışıkla aydınlanmıştı. Güneşin gözlerini kamaştırması sinirini bozdu. Sinirle söylenerek perdeyi çekmeye başladı. Zaten işten de sinirli dönmüştü. Çalıştıkları tedarikçi firma yine sorun çıkarmıştı. Teslimatı geç yaptıkları için müşteriyle sıkıntı yaşıyorlardı. Bir de üzerine sorumlusu Aslı’ymış gibi patronu ona kızmıştı. Müşteri ve tedarikçi arasından kalmaktan yılmıştı artık. Her seferinde suçlu kendisi oluyordu. 

Derin bir nefes aldı, duşa girmeye karar verdi. Su onu rahatlatacak, gerginliğini alacaktı. Duşa girmeden suyu ısıtmayı severdi. Musluğu açayım derken bir de baktı ki sular yok. Zaten gergin olan sinirleri daha da gerildi. Su tam gidecek zamanı bulmuştu. 

Bir haftadır her şey üst üste geliyordu. Haftaya arabasının lastiğinin patlamasıyla başlamıştı. Saatlerce onunla uğraşıp işe geç kalmıştı. Üstüne ofiste düşmüş ayağını incitmişti, topallayarak yürüyebiliyordu. Hal böyle olunca Japonya tatilini iptal etmek zorunda kalmıştı. İşte de bir aydır sinir bozucu malum müşteri ile uğraşıyordu. Hiçbir şeyi beğenmiyor, sürekli revizyon istiyordu. 

Aslı bunalmış, gözyaşlarını tutamayıp sinirden ağlamaya başladı. Hayatındaki hiçbir şey yolunda gitmiyordu. Patronundan, işinden, sürekli sorun çıkaran evinden ve tabi bitmek bilmeyen trafikten artık çok sıkılmıştı. İşten istifa edip Ankara’dan taşınsa nasıl olurdu? Kafasındaki düşünceler susmayınca diline vurmuştu. Şikâyete kaptırmış kendi kendine söylenip giderken kapı çaldı. Gelen alt komşusu Büşra idi.  

-N’aber, hayatım nasılsın? Sular gitmiş yine, yeni fark ettim. İhtiyacın olur belki diye su getirdim sana. 

-İyi değilim Büşra girsene içeri.  

-Ne oldu kuzum sana, yüzün bembeyaz olmuş? Ne sıktı canını, iş mi yine?

-Başka ne olabilir ki? Sadece o da değil her şey kötü gidiyor. İstifamı verip bırakıp gideceğim bu şehirden sonunda. Çok yoruldum, her şeyden sıkıldım.

-Aslıcığım çok olumsuz bakıyorsun sanki. Güzel olan her şeyi silmiş gibisin. Sadece olumsuz kısımları görüyorsun şu an. Halbuki sen bu şehri de bu işi de çok seviyordun. İlk taşındığında hayallerinin işi olarak anlatmıştın burayı. Öyle değil miydi? 

-Haklısın Büşra öyleydi, gerçi hala öyle. 

-Hah! işte biraz sakinleş ve güzel taraflarını tekrar hatırlaya. Bu iş sayesinde çok güzel insanlar tanıdın, tecrübeler edindin. Üstelik güzel de birikim yaptın değil mi? Gerçekten kurtulmak isteyeceğin kadar kötü mü?

-O kadar kötü değil aslında. Sadece bu aralar üst üste çok yorucu şeyler yaşadım.

- İnsan hayatta elbette zorlayıcı durumlar yaşayabilir. Bu olaylar bazen üst üste gelir. O zamanlar insan yaşadığı güzellikleri unutabilir. Sadece olumsuz kısımlara odaklanır. Halbuki olumsuzlukların yanında bir sürü olumlu şeyler de var. Olumlu olanları silip olumsuz olanlara odaklanmak bizi daha da yorar.

Olaylara nötr bir şekilde yaklaşmalı ve öyle değerlendirmeliyiz. 

Başka bir açıdan baktıracak soru sormalıyız. Bu işte seni mutlu eden neler vardı? Gibi.

-Haklısın Büşra’cığım, bulunduğum duru biraz kafamda büyüttüm galiba...

Gelen suyun sesini duyunca Büşra evine dönmüş, Aslı da banyosunu yapmıştı. Duştan çıkınca saçlarını tararken düşüncelere daldı. 

‘’İnsan iş hayatında veya özel hayatında zorlandığı zamanlar olur. Hayat bazen hiç kolay olmaz. Her şey üst üste gelir. Bu noktada asıl önemli olan şey olayları, durumları ve kişileri değerlendirirken resmin bütününe bakabilmektir. Bir şeyleri eksiltmek veya olduğundan fazla görmek insanı yanıltıp, yanlış kararlar aldırabilir.‘’

İnsan gelen zorluklara karşı dayanıksız olduğunda şikâyete meyil eder ve bu diline yansır;

-       Hep mi benim başıma gelir.

-       Alıp başımı gideceğim

-       Bıktım bu insanlardan

-       Kimse beni anlamıyor.

İnsanın şikâyeti diline vurdukça bütün resmi göremez hale gelir ve zihninde gerçeği eksiltmeye başlar. Bu da kendini yanıltmasına sebep olur. Böylelikle gerçeklikten uzaklaşmış olur ve hayatı kendi bakış açısıyla;

·      Değerlendirir

·      Yorumlar

·      Yargılar

Peki bu ne kadar adaletli olur?

İnsan gerçekten uzaklaştığında ne kadar doğru tepkiler verebilir?

O zaman mantıklı olan şikâyetten uzak durmak değil midir?

Hiç kendimize sorduk mu...

Zihnimizde neleri eksiltiyor ya da fazla büyütüyor olabiliriz?

Paylaş

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?

Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.

İlk tepkiyi sen bırak.

Yorumlar (2)

  • Deniz sevgen dedi ki

    20 Eylül 2026

    Ne kadar güçlü bir soru, zihnimizde neleri eksiltiyor ya da fazla büyütüyor olabiliriz.
    Hayatta zor gelen seyleri büyütüyor, normal ya da basit gördüklerimizi eksiltiyor muyuz acaba?

  • Dilara dedi ki

    26 Eylül 2026

    Her işin avantajı ve dezavantajı var insan bunu aslıda bilir bilmesine de ah o duygular yok mu o duygular :) Yeter ki Çarpma, çıkarma, toplama, bölme işlemine girmesin :)) Neyse ki geçiyor :)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.