-Nedir bu ağrının sebebi doktor bey? Kalçamdan başlayıp dizime kadar iniyor. Bazen ayak parmaklarım bile uyuşuyor. İnanın ayakta durmakta bile zorlanıyorum.

-Anlıyorum geçmiş olsun. Sizden bazı tetkikler de isteyelim. Sonuçlar gelince sorunu daha iyi değerlendirebiliriz. Çalışma temponuz nasıl, yoğun mu? Dinlenmenin eksik olması bu tarz ağrılarda çok belirleyicidir.
-Evet oldukça yoğun hatta öğlen yemeğimi bile ayak üstü yiyebiliyorum. Her şey bana bakıyor koca şirkette. Uykumda bile dinlenemiyorum, çoğu gece ağrılardan uyuyamıyorum.
-Vücut yorulduğunda yeteri kadar uyuyamazsanız vücudunuz günün yorgunluğunu atamaz. Ertesi güne yorgun başlar ve yeni günün yükü de eklenince dahada yorulur. Bu şekilde biriken yorgunluk ciddi kas ağrılarına sebep olur.
Tetkikleri de yapalım sonuçlara göre tedaviyi şekillendiririz. Ama önce uyku ve günlük hayatınızda çalışma düzeninizi dengelemek gerekiyor. Yoksa tedaviden yeterli sonucu alamayız. Bir müddet sonra tekrar aynı şikayetleriniz başlar. Sağlık için kıvamında yemek, uyumak, spor yapmak da gerekli. Bunlar bir gününüzün içine çalışma hayatıyla denge içinde yer almalı. Sonuçta her şeyin fazlası zarardır. Kıvam iyidir.
Beyza doktorun sözlerinden sonra düşünmeye başladı. Gerçekten çok yormuştu kendini? Son beş yılı gözünün önünden geçti. İşe ilk başladığı zamanlar çok yoğundu günleri. İşler oturdukça düzelir diye düşünmüştü. Zaman geçtikçe daha da yoğunluğu artmıştı. Zamanın nasıl da geçmiş fark etmemişti. Son iki senedir yıllık izin bile kullanmamıştı. Şirketteki diğer çalışanlar da onun kadar sorumluluk alsa rahat ederdi ama nerde… Her işi illa ona soracaklar, gecesi gündüzü kalmazdı tabii. Bu süreçte ailesini de ihmal ediyordu. Bazı akşamlar geç gelip sabah erken çıktığından onları hiç göremiyordu.
Bu duruma en çok tepkiyi babası gösteriyordu. “Böyle iş mi olur? İstifa et şu işten. Başka iş mi yok? Yüzünü bile göremiyoruz”diyordu hep. Haksız da sayılmazdı. Beyza da bilmiyordu neden böyle yaşamaya devam ettiğini. Farkında olmadan tüm bunları normalleştirmişti belki de.
Gerçekten de kendisini bu hayata kaptırmış gidiyordu. Yoğunluktan şikâyet ediyordu etmesine ama çok da farkında değildi kayıplarının. Ailesiyle bağlarının zayıflaması, sağlığının bozulması…Vücudu sinyal vermese durumun ciddiyeti ile yüzleşemeyecekti bile.
-Biraz ninem gibi konuştunuz doktor bey. O da hep derdi “Her şey kıvamında güzeldir kızım. Eti biraz fazla pişir lezzeti kaçar, az pişir çiğ kalır. Kıvamında yaparsan lokum gibi olur.” Ben mesajımı aldım.
-Nineniz de ağzının tadını biliyormuş. Doktorunuz olarak öngörümü paylaşmak isterim; İşkolik dediğimiz işine bağımlı insanları duymuşsunuzdur. Bu konuyu belki biraz daha detaylı irdeleyebilirsiniz.
İnsanlar bağımlılığı alkol uyuşturucu kumar gibi şeylerden ibaret zannederler. Halbuki insanlar işlerine, eşlerine çocuklarına da bağımlı olabilirler. İşine bağımlı insanlar tüm hayatı dinlenmeden çalışarak geçirir. Tek odakları işleri olur, diğer ilişkilerini ise ihmal ederler. Genelde sorunun yoğunluk olduğunu söylerler. İşkolik olduğunu şuradan da anlarsınız; nedense aynı işteki diğer insanlar aynı yoğunlukta değildir. Ama ona göre onlar sorumsuzdur ve işten kaytarıyorlardır.
Şimdilik bunlar aklınızda kalsın üzerinde biraz düşünebilirsiniz…
İstediğim tetkikleri yaptırın sonuçlar çıkınca da tekrar görüşelim.
İşe sağlıklı yaşam tarzına geçmenizi sağlamakla başlayalım. Bu sizin ömürlük reçeteniz olsun.
İnsanin ömürlük reçetesi kıvam da saklıdır.
Beyza’nın ömürlük reçetesine kıvamında çalışmak, uyumak, spor yapmak, yemek yazıldı.
Bağımlılıklar normalleştirdiğimiz yerlere gizlenebilir.
Kıvam kaçan konu bağımlılık potansiyeli taşır.
Peki bizim kıvam kaçırdığımız yerler nereler?
Ömürlük reçetemizde neler yazmalı?
“ÖMÜRLÜK REÇETE” için 8 yanıt
-
Reçetmizi kendimizin yazdığı bir hayatımız olsun. İçinde bolca kıvam, bolca hoş görü, üretim, azim, sevgi, bolca da tebessüm olsun 🙂
-
Benim reçetem epey karamsardı 🙈
-
Reçetemiz bu şekilde ne güzel oldu 😊
Kıvamında uyku, yemek, spor, alışveriş, keyifle de süsledik mi tamam 😊
-
-
İnsanın çalışması gerekiyor mu? Elbette. Eş, dost, aile önemli mi? Tabii ki. Ama kıvamı kaçırınca en faydalı su bile zehir oluyor insana… Bizim de kendimize ömürlük bir reçete çıkarmamız lazım
-
Kesinlikle öyle. Doktorun hastasına asıl yazması gereken liste bu olabilir. Çoğu şikayet de aslında kıvamı kaçırmaktan değil mi😊
-
Kıvamı da sanki isteklerimizden kaçırıyoruz.. illaki bir şeyi fazla istiyormuşuz gibi geliyor..
-
-
iş kolık olmak ne ılgınc bır hal. farkında olmadan çoğumuza dayatılan şeyde sankı.
-
Kendime doğru bir reçete yazmaya karar verdim 🙂
Bir yanıt yazın